Okula Yeni Başlayan Çocuklarda Ayrılık Kaygısı

Ayrılık kaygısı küçük çocukların birincil bakım veren kişilerden ayrılma durumuna gelişimsel süreçleriyle uyumlu olarak verdikleri bir yanıttır. Ayrılık kaygısı bebekte bağlanmanın başladığı 6. aydan itibaren görülmeye başlar, 13. ve 18. aylar arasında yoğunlaşır ve 3 yaşından itibaren çocuğun bilişsel gelişiminin bakım verenden ayrılmanın geçici bir durum olduğunu kavrayacak düzeye gelmesi ile birlikte azalmaya başlar. Altıncı aydan itibaren bebeklerde anneyi sürekli izleme ve anneden ayrıldığında huzursuzluk, ağlama, çevreyi araştırıcı davranışlarda azalma gözlenir. 18. ayda en yoğun halini alan bu durum 3 yaşına kadar normal olarak değerlendirilir. Çocuklar 3 yaşından itibaren annelerine ilişkin bir imajı zihinlerinde sürdürebilecek bilişsel olgunluğa ulaşırlar ve ayrılma kaygıları azalmaya başlar. Bu durum genellikle 3–5 yaş arasında sona erer ve çocuklar annelerinden ayrı kalmaya daha az tepki vermeyi öğrenirler. Ayrılık Kaygısı Bozukluğu(AKB) , çocuğun birincil bakım veren kişilerden ayrılma ile ilgili gelişimsel düzeyine uygun olmayan şekilde yoğun kaygı duyması ile ortaya çıkar. AKB’nin temel özelliği çocuğun temel bağlanma figürlerinden ayrı kalma ya da evden uzak olma ile ilgili aşırı korku ve endişe duymasıdır. Bu durum ayrılık sırasında olabileceği gibi ayrılık beklentisi olduğunda da ortaya çıkabilir. Çocuklar sıklıkla ağlayarak ayrılığa direnç gösterirler, eğer ayrılırlarsa kendilerinin ya da ebeveynlerinin başına gelebilecek bir olay nedeniyle ayrılığın kalıcı olacağı endişesini duyarlar

İşaretler ve Belirtiler

Düşünceler: (Not: çok küçük çocukların spesifik korku düşüncelerini tanımlanamayabilir)

  • Ya anneme ya da babama kötü bir şey olursa?
  • Ya kaybolursam?
  • Ya büyükannem beni okuldan sonra almayacaksa?
  • Ya kaçırılırsam?
  • Ya hastalanırsam ve annem bana yardım etmek için orada değilse?

Fiziksel Belirtiler:

  • Karın ağrıları
  • Baş dönmesi
  • Kalp çarpıntısı
  • Genel ağrılar
  • Baş ağrısı
  • Nefes darlığı ( boğuluyor gibi olma)

Duygular:

  • Anksiyete / endişe / korku
  • Utanç
  • Sıkıntı
  • Çaresizlik
  • Üzüntü
  • Öfke

Davranışlar

  • Okul reddi
  • Ebeveynsiz yeni etkinliklere veya gidiş yerlerine katılmaktan kaçınmak
  • Yalnız uyumayı reddetme
  • Kabuslar
  • Bir ebeveyni bulunmasını veya hazır bulundurmasını istemek
  • Ağlama veya öfke nöbeti
  • Bir odada yalnız kalamaz

Yaygın Durumlar veya Etkilenen Alanlar:

  • Okul devamsızlığı
  • Okul gezilerine katılmayı reddetmek
  • Ebeveynlerden uzak olma korkusuyla arkadaşlık kuramama ve sürdürememe
  • Çeşitli alanlarda bağımsızlık eksikliği (örneğin: uyumak, oynamak, sosyalleşmek vb.)
  • Aile üyeleri arasında artan bağımlılık

Ayrılma Kaygısıyla Nasıl Baş Edilir?

  • Okulun ilk haftası veya oryantasyon sürecinde kademeli olarak çocuğunuzdan uzaklaşmayı deneyin. İlk önce sınıfta bulunarak daha sonralarında sınıf kapısının dışında veya koridorda, okul bahçesinde…şekilde olabilir.
  • Hızlı bir elveda ritüelleri oluşturun. El sallama, sevgi dolu bir öpücük veya giderken battaniyesini, en sevdiği oyuncağını(oyuncak ayı) yanına almasına izin verin veya sağlayın. Vedalaşmayı kısa tutarak tatlı kalmasını sağlayın.
  • Tutarlı olun. Olabildiğince beklenmedik faktörleri önlemek için ayrıldığınız her gün aynı saatte aynı rutinle aynı bırakmayı deneyin.
  • Sözünüzü tutun, tutamayacağınız sözler vermeyin. Çocuğunuzun anlayabileceği zamanı tanımlayın. Öğleden sonra 3: 00’te dönecekseniz, bunu çocuğunuz anlayabileceği şekilde söyleyin; örneğin, “Şekerleme saatinden sonra ve öğleden sonra atıştırmalıklarından önce döneceğim.” deyin.
  • Ayrı kalmayla ilgili pratik yapın. Çocuğunuzu büyükannesinin evine götürün, oyun günleri programlayın, arkadaşlarınızın ve ailenizin hafta sonları çocuğunuzun bakımını sağlamasına izin verin (bir saat bile olur).Okul öncesi eğitime başlamadan önce, okula gitme pratiğini ve hatta ayrılmadan önce elveda ritüelinizi uygulayın.

Her şeyden önce anne baba olarak çocuğun ihtiyaçlarına yeterli düzeyde cevap vermek, sıcak, güven verici ve huzurlu bir aile ortamı oluşturmak bir gerekliliktir. Bu sayede çocuğun, aile bireylerinin hayatı boyunca yanında olacakları ve onu koruyacaklarına kuvvetle inanması sağlanabilir.

Elbette anne ve babaların koruyucu ve güven verici tutumunun altında, çocuğa ailenin güvenli, ancak ailenin olmadığı her yerin güvensiz olduğu mesajı yatmamalıdır. Bu açıdan aile, çocuğun özerkliğini destekleyen, bağımsız davranışlarını ödüllendirebilen bir anlayışa sahip olmalıdır.

Okula Yeni Başlayan  Kaygılı Çocuklar İçin Kitap Önerileri

Uzman Klinik Psikolog Mehmet Özdemir

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir